Türkiye’de ikinci el araç piyasası canlılığını korurken, ne yazık ki alıcıların en çok karşılaştığı sorunlar arasında gizli ayıp barındıran araçlar gelmektedir.
Bir kişi aracı ister galeriden, ister bireysel satıcıdan, ister bayiden alsın; satış sonrasında ortaya çıkan kilometre düşürülmesi, ağır hasarın gizlenmesi, change araç satışı, görünmeyen mekanik kusurlar veya eksik donanım gibi problemler ciddi mağduriyet doğurur.
Bu tür ayıplar yalnızca ekonomik bir kayba yol açmakla kalmaz, aynı zamanda kişinin günlük hayatını, güvenliğini ve araç kullanım konforunu da doğrudan etkiler.
Gizli ayıplar hukukta, teslim sırasında makul bir alıcı tarafından tespit edilmesi mümkün olmayan, teknik bilgi veya uzman inceleme gerektiren kusurlar olarak tanımlanır. Türk Borçlar Kanunu (TBK) ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (TKHK), alıcının gizli ayıplar karşısında güçlü haklara sahip olduğunu açıkça düzenler.
Satıcının “habersizdim” veya “eski sahibi yapmış” gibi açıklamaları hukuken geçerli değildir. Ayıplı malı satan kişi, ister bireysel ister ticari satıcı olsun, ayıptan sorumlu tutulur.
Gizli ayıplı araç vakalarının başında kilometre düşürülmesi gelir. Bu durum genellikle aracın elektronik kontrol ünitelerine müdahale edilerek yapılır ve ancak profesyonel bir ekspertiz, yetkili servis geçmişi veya mahkeme bilirkişi raporuyla tespit edilebilir.
Kilometresi düşürülmüş bir araç, hem değer kaybı yaratır hem de alıcıyı yanıltarak daha yüksek bedel ödemesine sebep olur. Bu tür vakalar, hukuken çoğu kez hile kapsamında değerlendirilir ve satıcının hiçbir şekilde sorumluluktan kaçmasına izin verilmez.
Bir diğer yaygın problem change araç satışıdır. Change araç, çalıntı bir aracın motor veya şasi numaralarının başka bir araçla değiştirilmesiyle ortaya çıkar. Bu tür ağır ayıplar hem hukuki hem cezai boyut taşır. Change araç satın alan kişi çoğu zaman durumdan habersizdir ve trafik tescil aşamasında veya daha sonra yapılan ekspertizlerde gerçeği öğrenir.
Bu tür bir durumda hem aracı geri verme hem de ödenen bedelin iadesi gibi seçimlik haklar kullanılabilir; ayrıca satıcıya karşı hile nedeniyle sürelerden bağımsız olarak dava açılabilir.
Change araç satışında hile ve aldatma varsa dolandırıcılık suçu meydana gelir. Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası verilir.
Araç satışında sıkça karşılaşılan başka bir sorun da boya ve değişen bilgileriyle ilgilidir. Satıcılar bazen aracın sadece “kaput boyalı” olduğunu söylerken aslında aracın tavanı, direkleri veya şasisi gibi güvenlik açısından kritik bölgeleri işlem görmüş olabilir.
Bu tür ağır hasarlar, aracın trafiğe çıkış güvenliğini doğrudan etkilediği için gizli ayıp niteliğindedir ve alıcıya önemli haklar tanır. Ekspertiz raporları her zaman yeterli olmadığından, pek çok durumda detaylı bir yetkili servis incelemesi ve mahkeme bilirkişi raporu gerekmektedir.
Eksik donanım, alıcının en az fark ettiği gizli ayıplardan biridir. Örneğin aracın ilanında geri görüş kamerası, adaptif hız sabitleyici, sunroof veya gelişmiş güvenlik paketleri bulunuyor gibi görünür; ancak teslimden sonra bu özelliklerin kapalı olduğu, söküldüğü veya hiç takılmadığı tespit edilir.
Bu durumda alıcı yine ayıplı mal hükümlerine dayanabilir ve bedel indirimi talep edebilir. Donanım eksiklikleri özellikle premium araçlarda değer üzerinde büyük fark yarattığı için mahkeme bilirkişileri bu hesabı teknik kriterlere göre detaylı biçimde yapar.
Gizli ayıp ortaya çıktığında yapılması gereken ilk adım, ayıbın tespit edildiği an itibarıyla satıcıya derhal bildirim yapılmasıdır. Bildirimin mecburi şekli olmamakla birlikte en güvenli yöntem noter ihtarnamesidir.
Tacir olan galeriler veya bayiler için KEP üzerinden gönderilen ihtar da geçerlidir. Alıcı, ayıbın fotoğraflarını, ekspertiz raporunu, yetkili servis tespitlerini ve tüm iletişim kayıtlarını bir araya getirerek güçlü bir delil dosyası oluşturmalıdır. Ayıp bildirimi, ileride açılacak davanın en önemli unsurlarından biridir ve mahkemede alıcının haklılığı açısından belirleyici rol oynar.
Satın alınan aracın gizli ayıplı olduğunun tespiti sonrasında alıcı çeşitli seçimlik haklara sahiptir. Türk Borçlar Kanunu m. 227 uyarınca alıcı; sözleşmeden dönme, bedelde indirim, ücretsiz onarım veya ayıpsız benzer bir ürünle değişim haklarından birini kullanabilir. Tüketici işlemlerinde (galeri veya bayi satışlarında) bu haklar TKHK m. 11 altında düzenlenmiş olup tüketici lehine daha koruyucu bir sistem öngörülmüştür. Özellikle kilometre düşürme ve change araç gibi ağır ayıplarda alıcı çoğu zaman sözleşmeden dönmeyi tercih ederek aracın iadesi ve satış bedelinin tamamının geri ödenmesini talep eder.
Hangi seçimlik hakkın kullanılacağı ayıbın niteliğine, aracın durumuna ve alıcının isteğine göre değişir. Mahkemelerde en sık görülen talepler bedel iadesi ve ayıp oranına göre fiyat indirimi davasıdır.
Bedel indirimi, aracın ayıpsız değeri ile ayıplı değeri arasındaki farkın bilirkişi tarafından hesaplanmasıyla belirlenir. Örneğin araç 900.000 TL değerindeyken kilometresi düşürülmüş olduğu tespit edilip gerçek değeri 700.000 TL olarak belirlenirse, alıcı 200.000 TL’nin iadesini talep edebilir.
Bu hesaplama somut verilere dayanır ve mahkeme bilirkişileri tarafından teknik kriterlerle yapılır.
Dava süreci satıcının niteliğine göre farklı mahkemelerde görülür. Eğer alıcı tüketici ise görevli mahkeme Tüketici Mahkemesidir. Tüketici olmayan bir kişiyle bireysel satıcı arasındaki araç satışında ise Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir.
Yetki konusunda genel kural, davalının yerleşim yeri mahkemesi olmakla birlikte tüketici davalarında tüketicinin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir. Dolayısıyla Sakarya’da yaşayan bir alıcı gizli ayıplı araç nedeniyle dava açmak istediğinde, karşı taraf nerede olursa olsun Sakarya Tüketici Mahkemesi’nde dava açabilir.
Dava sürecinde bilirkişi incelemesi en kritik aşamadır. Mahkeme genellikle bir makine mühendisi, bir otomotiv uzmanı ve gerektiğinde bir mali müşavirden oluşan bilirkişi heyeti görevlendirir.
Bilirkişiler aracı bizzat inceleyerek ayıbın varlığını, kaynağını, alıcı tarafından fark edilip edilemeyeceğini, ayıbın aracın değerine etkisini ve sorumluluğun kimde olduğunu raporlaştırır. Bu rapor çoğu zaman mahkemenin hükmüne esas alınır. Kilometre düşürme veya change araç gibi ağır ayıplarda sorumluluk kolaylıkla tespit edilir; çünkü bu işlemler satıcı tarafından bilinmeden yapılmış olamayacak derecede teknik nitelik taşır.
Hak düşürücü süreler de gizli ayıp davalarında önemli bir konudur. TBK uyarınca taşınır mallarda ayıptan doğan talepler satıcı tacir değilse 2 yıl içinde kullanılmalıdır. Ancak ayıbın hile ile gizlendiği durumlarda bu süre işlemeye başlamaz. Tüketici işlemlerinde ise ayıplı maldan sorumluluk teslim tarihinden itibaren 2 yıl olup hile durumlarında burada da süre uygulanmaz. Change araç ve kilometre düşürülmesi gibi ağır vakalar genellikle hile kapsamında değerlendirildiği için alıcı süre engeline takılmadan dava açabilir.
Bazı alıcılar dava açmadan önce satıcı ile sulh yolunu denemek isteyebilir. Bu durumda satıcıya noter ihtarnamesi gönderilerek aracın iadesi veya bedel indirimi talep edilir. Satıcının olumlu yaklaşması hâlinde dava sürecine girilmeden zarar giderilebilir.
Ancak pratiğe bakıldığında özellikle galeriler ve bireysel satıcılar çoğu zaman sorumluluk kabul etmediği için uyuşmazlık mahkemeye taşınmak zorunda kalmaktadır. Bu sebeple ayıp tespit edilir edilmez ihtarname gönderilmesi, delil toplanması ve zaman kaybetmeden hukuki sürecin başlatılması önem taşır.
Araç satışında mağduriyetin ispat edilmesi için delil toplama aşaması da çok önemlidir. Ekspertiz raporu, yetkili servis kayıtları, TÜVTÜRK muayene geçmişi, Tramer dökümleri, satıcının ilan açıklamaları, mesajlaşmalar, satış sözleşmesi ve devir evrakları bir araya getirilmelidir.
Özellikle satıcının “kazasız”, “boyasız”, “değişensiz” gibi iddiaları varsa bunların ekran görüntüleri büyük önem taşır. Modern araçlarda elektronik kayıtlar ve bilgisayar modülleri de km düşürme tespitinde kritik rol oynar.
Sonuç olarak gizli ayıplı araç sorunu, ister Sakarya’da ister Türkiye’nin herhangi bir yerinde olsun, alıcıların en sık yaşadığı hukuki uyuşmazlıklardandır. Hem TBK hem de TKHK; alıcıyı koruyan güçlü hükümler içermekte, satıcının sorumluluğunu ağır şekilde düzenlemektedir.
Bu nedenle gizli ayıplı araçla karşılaşan bir kişinin, paniğe kapılmadan önce ayıbı tespit ettirmesi, delilleri toplaması, satıcıya ihtarname göndermesi ve gerektiğinde hukuki yollara başvurması oldukça önemlidir. Ayıplı araç satın alınması bir kader değildir; doğru şekilde hareket edildiğinde alıcı zararını hukuken geri alabilir.