Bir sabah noterden gelen zarfı açıyorsunuz: "Müvekkilimize ait tescilli markayı izinsiz kullandığınız tespit edilmiştir. Kullanımı 7 gün içinde durdurmazsanız hukuki ve cezai yollara başvurulacaktır." Belki aynı gün pazaryeri de ürünlerinizi yayından kaldırdığını bildiriyor.
İlk tepkiniz ya paniğe kapılıp her şeyi kabul etmek ya da "bizi korkutmaya çalışıyorlar" diyip görmezden gelmek olabilir. İkisi de pahalıya mal olabilir. Bu yazıda marka ihlali ihtarnamesi aldığınızda ilk günlerde neleri yapmanız, neleri kesinlikle yapmamanız gerektiğini adım adım anlatıyoruz.
İhtarnamelerde genellikle "7 gün" veya "15 gün" gibi süreler yazar. Bu süre kanunun belirlediği bir hak düşürücü süre değildir; karşı tarafın size tanıdığı bir süredir. Süre dolunca hakkınız kaybolmaz.
Ancak süreyi önemsememek de yanlıştır. Cevapsız kalan ihtarname, karşı tarafın ihtiyati tedbir talebiyle mahkemeye gitmesini hızlandırabilir. İhtarnamenin size ulaştığı tarih, sonraki bir davada sizin ihlalden ne zaman haberdar olduğunuzu da gösterebilir. Ne zaman bilerek kullanmaya devam ettiğiniz, özellikle tazminat ve ceza boyutunda önem taşır.
TÜRKPATENT Marka Araştırma ekranından ihtarnamede adı geçen markayı ücretsiz sorgulayabilirsiniz. Şunlara bakın:
İsmi ilk ne zaman kullanmaya başladığınızı gösteren her şey değerlidir: ilk faturalar, pazaryeri mağaza açılış tarihi, alan adı kayıt tarihi, sosyal medya paylaşımları, katalog ve reklam çalışmaları. Sizin kullanımınız karşı tarafın başvurusundan önceyse, bu durum markanın hükümsüzlüğü gibi yolları gündeme getirebilir.
Karşı tarafın markası beş yıldan uzun süredir tescilliyse, açacağı bir tecavüz davasında markasını gerçekten kullandığını ispatlamasını isteyebilirsiniz (SMK m. 29/2 ve 19/2). Kullanmadığı ortaya çıkarsa talepleri o mal ve hizmetler bakımından zayıflar. Markanın kullanılmaması iptal sebebi de olabilir; bunu Kullanmama Nedeniyle Marka İptali yazımızda anlattık.
Bayi veya satıcı olarak başkasının ürettiği ürünleri satıyorsanız, ürünleri nereden aldığınızı gösteren fatura ve irsaliyeleri hemen bir araya getirin. Kanun, taklit malı satan kişinin malı nereden temin ettiğini bildirip üretenlerin ortaya çıkarılmasını ve mallara el konulmasını sağlaması hâlinde ona ceza verilmeyeceğini düzenler (SMK m. 30/7). Orijinal ürün satıyorsanız, yetkili satıcıdan alındığını gösteren fatura zinciri en güçlü savunmanızdır.
Marka sahipleri çoğu zaman ihtarnameyle birlikte pazaryerine de şikâyette bulunur ve ürünleriniz kaldırılabilir. Platformun itiraz veya karşı bildirim kanalını süresinde kullanın. Mağazanızın haksız olarak kapatıldığını düşünüyorsanız Trendyol ve Amazon'da Mağaza Kapatılması yazımız yol gösterici olabilir.
Hangi yolun seçileceği, iki tarafın hak tarihlerine, ürünlerin benzerliğine ve ticari önceliklerinize göre belirlenir.
Marka sahibi mahkemeden kullanımın durdurulmasını, ürünlere el konulmasını, maddi ve manevi tazminatı ve kararın ilanını isteyebilir (SMK m. 149). Davalara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi bakar; bu mahkemenin bulunmadığı yerlerde asliye hukuk mahkemesi görev yapar (SMK m. 156). Tescilli markaya tecavüz aynı zamanda şikâyete bağlı bir suçtur (SMK m. 30). Marka sahibinin taleplerini Marka Tecavüzü Davası yazımızda ayrıntılı anlattık. İlgili hükümlerin tam metnine Mevzuat Bilgi Sistemi'ndeki Sınai Mülkiyet Kanunu metninden ulaşabilirsiniz.
Kanuni bir zorunluluk yoktur. Ancak hiç cevap vermemek, karşı tarafın doğrudan dava veya tedbir yoluna gitmesine yol açabilir. Çoğu durumda dikkatle hazırlanmış, kusur kabul etmeyen bir cevap faydalıdır.
Bu süre karşı tarafın belirlediği bir süredir; dolması hakkınızı kendiliğinden kaybettirmez. Ancak karşı taraf süre dolunca dava açabilir veya ihtiyati tedbir isteyebilir.
Ürünler taklitse, satıcı da sorumlu tutulabilir. Ancak malı nereden temin ettiğinizi bildirip üreticinin ortaya çıkarılmasını sağlarsanız, kanun cezai sorumluluk bakımından size önemli bir imkân tanır (SMK m. 30/7). Hukuki sorumluluk ise ayrıca değerlendirilir.
Marka hakları üçüncü kişilere karşı tescilin yayımlanmasıyla ileri sürülebilir. Ancak başvurunun Bültende yayımlanmasından sonraki kullanımlar için marka tescil edilirse tazminat istenebilir (SMK m. 7/4). Başvuru aşamasındaki bir markaya, sizin önceki hakkınız varsa itiraz edebilirsiniz.
İhtar yazılı olarak e-posta ile de yapılabilir; noter ihtarnamesi ise tebliğ tarihini kesin olarak ispat eder. Hangi yolla gelirse gelsin içeriği ciddiye alın ve gönderenin gerçekten marka sahibi veya vekili olduğunu kontrol edin.
Marka ihlali ihtarnamesi, her zaman haksız olduğunuz anlamına gelmez; ama hazırlıksız verilen her adım pozisyonunuzu zayıflatabilir. Doğru araştırma ve doğru cevap, uyuşmazlığın dava aşamasına gelmeden çözülmesini sağlayabilir.
Lexada Hukuk ve Danışmanlık ofisi, marka ve patent hukuku alanında ihtarnamelere cevap, uzlaşma görüşmeleri, hükümsüzlük ve tecavüz davalarında avukatlık ve danışmanlık hizmeti vermektedir. İhtarnamenizi değerlendirmek için iletişim sayfamızdan veya 0264 233 03 03 numaralı telefondan bize ulaşabilirsiniz.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her dosyanın koşulları farklıdır.